Boşanma Davasına Sunulan Ses ve Görüntü Kayıtları İle T.C.K 133 Maddesindeki

Boşanma Davasına Sunulan Ses ve Görüntü Kayıtları İle T.C.K 133 Maddesindeki

Yargıtay’ın boşanma davasına sunulan deliller ile bu suç bakımından yaklaşımı genel olarak ‘önceden planlayarak ve tuzak kurarak yapılmadığı ve boşanma davasına sunmak amacıyla hareket ettiği takdirde cezalandırma yoluna gidilemeyeceği yönündedir.

YARGITAY KARARLARI

21. Hukuk Dairesi - 2018/4600E - 2019/3110K

Dosya kapsamına göre; sanığın boşanma aşamasındaki eşinin kardeşi olan katılan ile yapmış olduğu telefon konuşmasını kaydedip, katılan ile arasında devam eden ceza davasına delil olarak sunması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın kendisi ile yapılan Ve içeriği özel olmayan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gibi, katılanın tarafı olduğu haberleşme içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı Ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, katılan ile Arasındaki davada iddialarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmadığı gözetildiğinden yerel mahkemenin beraate ilişkin kabulünde bir isabatsizlik görülmemiş; sanığa isnat edilen Ve iddianamede Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Ve Kayda Alınması suçu olarak nitelendirilen eylemin, iddianame anlatımı gözetilerek TCK’nın 132/1-3. madde Ve fıkralarında düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu niteliğinde olduğu, ancak; hukuki nitelendirmenin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul Ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın, sanığın kayıtları bilinçli Ve planlı yaptığına, suçun delillerle sabit olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

12. Ceza Dairesi - 2017/3384E - 2017/6232K

Oluşa Ve dosya kapsamına göre; resmi nikahlı eşi olan katılan ... ile evlendikten dört gün sonra cinsel ilişkiye girmelerinin akabinde katılanın evlenmeden önce başkası ile cinsel birlikteliği olduğu şüphesine kapılıp, katılanın bakire olmadığını gizleyerek kendisi ile evlendiğini iddia eden sanık ...'in, katılana evlenmeden önce kiminle, nerede, nasıl Ve kaç defa cinsel ilişkiye girdiğine dair sorular sorup, katılanın verdiği yanıtları, onun rızası olmaksızın cep telefonuna kaydettiği Ve elde ettiği ses kaydının çözümünü metin halinde daha sonra açtığı boşanma davasına vekili aracılığıyla sunduğu iddialarına konu olayda,

Katılanın cinsel mahremiyetine ilişkin özel konuşmalarını içeren ses kaydını, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı Ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazasını sağlayıp, boşanma davasına sunarak, aile içi geçimsizliğin kaynağının, katılanın kendisinden gizlediği evlenmeden önceki tutum Ve davranışları olduğunu ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından, sanığa yüklenen Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi Ve Kayda Alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan vekilinin sanığa yüklenen suçlardan dolayı sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine

12. Ceza Dairesi - 2016/2966E - 2017/5930K

Dosya kapsamına göre; sanığın katılanın taraf olduğu konuşma içeriklerini aralarında devam eden boşanma davasına sunduğu iddia edilen olayda;

Katılanın tarafı olduğu konuşma içeriklerini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı Ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın,katılanın kendisine karşı olan davranışlarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket etme bilinciyle davranmaması karşısında sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

12. Ceza Dairesi - 2015/16839E - 2017/3990K

Dosya kapsamına göre; resmi nikahlı eşi olan katılan ... tarafından şahsına sürekli hakaret edildiğini iddia eden sanık ...'ın, henüz boşanma davasının açılmadığı Ve katılanla fiilen birlikte yaşadıkları dönemde, katılanın kendisine yönelik onur, şeref Ve saygınlığını rencide eden sözlerini gizlice kaydedip, söz konusu ses kayıtlarını, *Boşanma* davasının görüldüğü mahkemeye vekili aracılığıyla verdiği olayda,

Katılana ait ses kayıtlarını, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı Ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, haksız bir saldırı altında Ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayıp, daha sonra açtığı boşanma davasına sunarak, aile içi geçimsizliğin kaynağının katılanın olumsuz tutum Ve davranışları olduğunu ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle sanık hakkında CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat hükmü kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tag Bulutu :

Admin
Admin

Admin hakkinda

Yorumlar

  • common.no_comments_found (T)

Yorum Yazın

E-posta hesabınız gösterilmeyecektir. Gerekli alanlar (*) ile işaretlenmiştir.